Sessizliğin Mimarisi: Budapeşte’deki Ayakkabı Anıtı ve Can Togay’ın Hafıza Tasarımı

“Bazen mimarlık; bir yapının yükselmesİnde değİl, bir boşluğun korunmasındadır.”

Budapeşte’de Tuna kıyısında yürürken karşıma çıkan, onlarca eskİ ayakkabıdan oluşan sade bİr kurgu, İçİmİ delİp geçen bİr hikâyeye dönüştü. Ayakkabılar yerİnde duruyordu ama sahİplerİ çoktan yok olmuştu.

1944-45 yıllarında, Nazi yanlısı Macar faşist milisler tarafından, çoğu Yahudi olan yüzlerce insan Tuna Nehri kıyısına getirilmiş, soyundurulmuş, ayakkabıları çıkarttırılmış ve ardından nehre kurşunlanarak atılmıştı. Ayakkabılar ise, satılabilecek tek eşyaları olarak kıyıda bırakılmıştı.

Bugün, o ayakkabılar paslanmaz çelikten birer ağıt gibi orada duruyor. Erkek ayakkabıları, kadın topukluları, çocuk kunduraları…

Anıtın tasarımı ise beni daha da etkiledi. Çünkü bu sessiz kurgunun ardında bir Türk isim vardı: Can Togay.

Budapeşte doğumlu bir Türk yönetmen, yazar ve düşünür. Ayakkabıları “nesne” olarak değil, “yokluğun sembolü” olarak düşünen bir vizyoner. Togay, bu tasarımı heykeltıraş Gyula Pauer ile birlikte 2005 yılında hayata geçirmiş.

Burada kullanılan en güçlü malzeme ise metal değil: hafıza.

Mimarlık her zaman sadece yapılarla ilgili değildir. Koruma ve restorasyon disiplini bize şunu öğretir: Bazen koruduğun şey bir nesne değil, bir hatıradır.

Bu anıt da tam olarak öyle bir yer. Betonarme yok, plan yok, çatılar yok… Sadece geçmişin yankıları ve bugünün tanıklığı var.

Yürürken insanların sessizleştiğini, eğilip ayakkabılara çiçek bıraktığını, bazen içlerine mum koyduğunu görebilirsiniz. Ayakkabıların içine yerleşen o boşluk, bir bina gibi konuşuyordu adeta.

Tasarımcı Can Togay’ın bu kadar sessiz ama güçlü bir anlatım dili kurması, beni Türkiye’deki anıtlar üzerine de düşündürdü. Hâlâ bizde eksik olan şey belki de bu: hafızayı bedenle değil, mekânla yaşatabilmek.

Budapeşte’ye yolunuz düşerse bir kahve içip Tuna kıyısına yürüyün. Ve o ayakkabılara baktığınızda kendinize şunu sorun:

Bu ayakkabılar bir yere yürümeyecek artık. Ama belki biz, onların bıraktığı boşluğu taşımayı öğrenebiliriz.

Instagram: restartmimarlikrestorasyon

0 Yorum

Yorum Alanı

Lütfen gerekli Alanları Doldurunuz *