SigmaCert Global, bugün yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın birçok noktasında kalite, güvenlik ve sürdürülebilirlik standartlarının belirlenmesinde etkili bir kurum. Bu güçlü yapının Kocaeli’deki temsilcisi olan Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ceylan Yalçın, hem kişisel yolculuğuyla hem de sektöre getirdiği vizyonla dikkat çekiyor.

Onun hikâyesi; cesaretin, kararlılığın ve sürekli dönüşümün iş dünyasında nasıl güçlü bir etki yarattığının somut bir örneği.

SigmaCert Global Kocaeli Şubesi’ndeki yapılanmayı, sektörün önemini ve kadınların iş hayatındaki yerini bizzat kendisinden dinliyoruz

Ceylan Yalçın kimdir? Kendinizi nasıl tanıtırsınız?

Ben Ceylan Yalçın. İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunuyum ve üç kız çocuğu annesiyim.

Çalışma hayatına çok genç yaşlarda başladım. Fakat bu benim için sadece bir kariyer başlangıcı değil; ailemizde kuşaktan kuşağa aktarılan bir algının kırıldığı tarihi bir dönüm noktasıydı. Çünkü bizim aile kültüründe şu düşünce hâkimdi:

“Kız çocukları çalışmaz.”

Eğitim alınırdı ama iş hayatına girilmezdi. Kadının para kazanmasına gerek olmadığı düşünülürdü. Bu döngüyü kıran ilk kadın oldum.

Aile şirketinde en alt kademeden başladım ve yıllar içinde Genel Müdür Yardımcılığına kadar yükseldim. Aile şirketlerini kurumsallaştırmak zordur; buna rağmen hukuksal, mali ve profesyonel süreçlerle şirketi güçlü bir yapıya dönüştürdük.

Ancak içimde hep şu ses vardı:

“Burada öğrendiklerin kıymetli ama senin yolun başka.”

Bu nedenle cesur bir kararla istifa ettim ve profesyonel bir şirkette Finans ve Muhasebe Müdürü olarak görev aldım. Bu dönem bana kurumsal dünyanın disiplinini ve sistematiğini öğretti.

Sonrasında SigmaCert Global’in kurucusu Sayın Mustafa Cihan’ın vizyoner yaklaşımıyla şirkete adım attım.

Bugün SigmaCert Global’de Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve şirketin iki ortağından biri olarak yoluma devam ediyorum.

Aynı zamanda sivil toplum çalışmalarında da çok aktif bir şekilde yer alıyorum.

Kadınların karar alma mekanizmalarında güçlenmesini destekleyen KA.DER – Kadın Adayları Destekleme Derneği bünyesinde aktif görev alıyorum. Bunun yanı sıra gençlerin kariyer yolculuklarını destekleyen projelerde, eğitimlerde ve sosyal sorumluluk çalışmalarında aktif bir şekilde sahadayım.

Benim için başarı yalnızca kariyer basamaklarıyla ölçülmez;

topluma fayda sağlamak, kadınların güçlenmesine katkıda bulunmak ve gençlerin hayatına dokunmak gerçek başarının temelidir.

SigmaCert Global nasıl bir yapıdır? Bugünkü yapılanmanız ve hedefleriniz neler?

SigmaCert Global, 2009 yılında kurulmuş; bugün Türkiye’nin 81 ilinde ve dünyanın 17 ülkesinde hizmet veren uluslararası bir belgelendirme, eğitim, denetim, muayene ve gıda analiz kuruluşudur. TÜRKAK ve HAK tarafından akreditedir.

Bugüne kadar 14.000’den fazla firmaya hizmet verdik.

• Merkezimiz Ankara’dadır.

• Kocaeli şubemiz hem şirket hem de benim profesyonel yolculuğum açısından özel bir konumdadır.

• Yakın dönemde İstanbul’da yeni bir şube açma hedefimiz var.

Hizmet Alanlarımız:

• ISO yönetim sistemleri ve Helal belgelendirme

• Gıda laboratuvarı ve analiz hizmetleri

• İş hijyeni ölçümleri

• İş ekipmanlarının periyodik muayeneleri

• Baş denetçi eğitimleri

Organize Sanayi Bölgeleri ile güçlü iş birliklerimiz bulunuyor ve firmalara ücretsiz eğitimler sunuyoruz.

Gençler bizim için çok önemli. Üniversitelerde verdiğimiz eğitim ve söyleşilerle bugüne kadar 160.000’den fazla öğrenciye ulaştık.

10.3 Cafe | Kalite Kütüphanesi

Türkiye’de alanında ilk ve tek olan bu proje, uluslararası kalite yayınlarını bir araya getiren ve gençlerle buluşmalar, söyleşiler, atölyeler düzenleyen yenilikçi bir oluşumdur.

• İlk merkez Ankara’da

• İkinci şube Eskişehir Osmangazi Üniversitesi kampüsünde

• Ankara’da ikinci şube açılmak üzere

• Hedef: tüm üniversite kampüslerinde yer almak

Global yapılanmamız:

• Karadağ’da aktif şirket

• Fransa yapılanması tamamlanmak üzere

• Ardından ABD ve Orta Doğu merkezleri

Helal belgelendirmede bölgesel bir “hub” oluşturmayı hedefliyoruz.

Sektörünüz neden bu kadar önemli? Türkiye’deki rolünüzü nasıl tanımlarsınız?

Sektörümüz hayatın tam içindedir.

Her gün haberlerde görüyoruz:

• Gıdadan zehirlenen aileler

• Hijyen eksikliği nedeniyle yayılan hastalıklar

• Periyodik kontroller yapılmadığı için yaşanan iş kazaları

• Yangın sistemlerinin çalışmadığı için meydana gelen trajediler

Tüm bunlar eksik denetimlerin ve ihmallerin sonucudur.

Bu nedenle bizim yaptığımız iş yalnızca bir “belge verme işi” değildir.

Bu iş; toplum sağlığını, çalışan güvenliğini ve ailelerin yaşam hakkını koruyan görünmez bir güvenlik kalkanıdır.

Yönetim anlayışınızı nasıl tarif edersiniz?

Benim için yönetmek; yalnızca görev dağıtmak değil, insanların potansiyellerini doğru yerde açığa çıkarabilecekleri bir alan oluşturmaktır. Her ekip üyesinin farklı yetenekleri vardır ve bu çeşitlilik doğru bir yönetimle güçlü bir sinerjiye dönüşür.

Yönetim anlayışım;

disiplin, strateji, esneklik, sürdürülebilirlik ve güçlü iletişim üzerine kuruludur.

Değişen koşullara uyum sağlayan, inovasyonu destekleyen ve ekip kültürünü güçlendiren bir liderlik yaklaşımını benimsiyorum. Kendimi yalnızca bir yönetici olarak değil, ekibine yön gösteren ve onları güçlendiren bir lider olarak tanımlıyorum.

Bugün ulaştığımız tüm başarıların temelinde ekip arkadaşlarımın deneyimi, emeği ve birlikte oluşturduğumuz güven kültürü vardır.

Kadınların iş hayatında yaşadığı zorluklar nelerdir? Kadınlara vermek istediğiniz mesaj nedir?

Kadınların iş hayatında büyük bir yük taşıdığını hepimiz biliyoruz.

İş sorumlulukları, aile yükümlülükleri, görünmez emek ve toplumun beklentileri çoğu zaman aynı anda kadınların omuzlarına yükleniyor. Ve çoğu zaman bu yük görülmüyor.

Ama kadınların en büyük gücü tam da burada ortaya çıkıyor:

Görülmese bile devam edebilmek, takdir edilmese bile üretmek, engellense bile kendi yolunu açmak.

Kadınlara en büyük mesajım şu:

Kendinizi küçültmeyin.

Yapabilecekleriniz düşündüğünüzden çok daha büyük.

Sesinizi kısmayın.

Söyleyecek sözünüz, değiştirecek gücünüz var.

Kendinize yatırım yapın.

Okuyun, öğrenin, araştırın, yeni beceriler geliştirin.

Kendine yatırım yapan kadının önünde hiçbir kapı kapalı kalmaz.

Bir kadının iletişim gücü; hem masada yer bulmasını hem de karar veren kişi olmasını sağlar.

Bu yüzden iletişim becerilerinizi mutlaka güçlendirin.

Ve en önemlisi:

Ne iş yapıyorsanız yapın, içinizdeki sevgiyi büyütün.

Sevgiyle üreten kadın bulunduğu her alanı değiştirir.

Evin enerjisini de, işin kalitesini de, toplumun dönüşümünü de…

Kendi yolculuğumda öğrendiğim çok net bir gerçek var:

İletişimi güçlü kadın kapı açar.

Kendine yatırım yapan kadın ilerler.

Disiplinli kadın başarıyı inşa eder.

Cesur kadın geleceği şekillendirir.

Kadınlara son olarak şunu söylemek isterim:

Kendinizi ertelemeyin.

Var olun, görün, üretin ve kendi hikâyenizi kendiniz yazın.

Çünkü kadın kendi hikâyesini sahiplenmeye başladığı anda toplumun kaderi değişir.

0 Yorum

Yorum Alanı

Lütfen gerekli Alanları Doldurunuz *