Her tasarımında küçük ama güçlü bir detay var. Ne çok gösterişli, ne tamamen sade… Rümeysa Hanım, bu ince çizgide ilerleyen özel dikim anlayışıyla moda dünyasına kendi imzasını atıyor. Bu keyifli sohbette ilhamını, işçiliğini ve gelinlerle kurduğu özel bağı keşfedin.

Merhaba Rümeysa Hanım, gelinliklerde ve abiyelerde bu sezonun öne çıkan trendleri ve renkleri hakkında neler söylemek istersiniz?

Aslında bu konuda hem Türkiye hem de yurtdışı trendleri üzerinde konuşabiliriz. Türk gelinleri çoğunlukla beyaz gelinlikleri tercih ediyorlar, ancak biz atölye olarak bu yıl daha çok taş cappuccino tonlarında gelinlikler üzerine yoğunlaşıyoruz. Yani biraz daha sıra dışı olmaya çalışıyoruz ve gelinlerimiz de bu tarzı kabul ediyor. Hatta çoğu gelinimizle aynı fikirdeyiz.

 

Yani gelinleriniz, yönlendirmelerinizle farklı bir tarzı tercih ediyorlar diyebiliriz.

Rümeysa Hanım: Evet, doğru. Beyazdan çıkıyoruz ve oldukça farklı tonlarda gelinlikler tasarlıyoruz. Özellikle Fransız danteli de bu sezonun en gözde kullanımlarından biri.

 

Bu arada, Fransız danteli gerçekten harika bir seçim. Peki, bir gelinlik ya da abiye tasarımı yaparken süreci nasıl başlatıyorsunuz ve nasıl ilerliyorsunuz?

Bizim süreç tek provadan oluşuyor. Müşterilerimize gelinlik ya da abiye seçiminde sürekli gel-git yaşatmıyoruz. Ölçü alımı ve sipariş oluşturulduktan sonra, teslim tarihine göre planlama yapıyoruz. Tek bir prova yapıyoruz ve ardından iki gün içinde ürününü teslim ediyoruz.

 

Yani süreç hızlı ilerliyor ve sürekli gel-git yapmanız gerekmiyor. Bu oldukça rahatlatıcı. Peki, tasarım sürecinde en çok zorlandığınız aşama hangisi?

Aslında atölyede zorlanmıyoruz, ancak en büyük zorluk karar verme aşamasında yaşanıyor. Müşterilerimizin isteklerine bazen kendi fikirlerimizi kabul ettirmek zor olabiliyor. Çünkü bazı müşterilerimiz bedeniyle uyumlu olmayan modelleri ya da renkleri tercih edebiliyor. Bizim işimiz, kişiye özel dikim yaparken, doğru yönlendirmeyi yapmak.

Bu, aslında tasarım sürecinin temel zorluğu değil mi? Müşterilerin istediği ile sizin önerdiğiniz şey arasında farklar olabilir.

Evet, aslında temel mesele bu. Ama iki kişi ortak bir noktada buluştuğunda, ortaya gerçekten harika bir şey çıkıyor. İşi bilene bırakmak en doğrusu, ama tabii ki müşteriler de haklı. Çünkü bazı kişiler dikim konusunda ön yargılı olabiliyorlar. Biz de tatlı bir dille onları ikna etmeye çalışıyoruz.

 

Peki, bir tasarımın eskizinden son haline gelme süreci ne kadar sürüyor?

Aslında bu tamamen model ve materyale bağlı. El işçiliği yoğun ürünlerimizde termin süresi değişiyor. Örneğin, bazı ürünleri bir günde çıkarabilirken, bazıları altı ayda da tamamlanabiliyor. Ancak, el işçiliği olan ve işlemeli ürünlerde en az dört ay önceden sipariş verilmesi gerekiyor.

 

Bu süreyi müşterinize nasıl bildiriyorsunuz? Yani ürünün teslimat süresi hakkında bilgi veriyor musunuz?

Tabii ki. Bu süreyi müşterilerimize önceden belirtiyoruz. Kumaş seçimi, malzeme seçimi ve işlemesi her üründe farklı olduğu için termin süresi de buna göre değişiyor.

 

Peki, müşterilerinizin vücut tipine ve karakterine göre nasıl bir yönlendirme yapıyorsunuz?

Aslında bu, işin püf noktası. Müşteriler vücut proporsiyonlarına uygun modelle gelmiyorlar ama biz onları doğru yönlendirmek zorundayız. Kişiye özel tasarımda, vücut tipini göz önünde bulundurarak en iyi seçimleri yapmamız gerekiyor.

 

Peki, müşteriler inatla kendi istediklerini dayatıyorlar mı?

Çok nadiren oluyor, yüz kişide belki bir kişi. Ama biz onlara güven vererek, en iyi seçimi yapmalarını sağlıyoruz.

 

Sürdürülebilir moda ve etik üretim konusunda ne düşünüyorsunuz?

Bu çok kapsamlı bir konu. Bizim gelinlik üretimimizde sürdürülebilirlik pek mümkün değil, ancak abiye ve renkli ürünlerde geri dönüşümlü malzemeler kullanıyoruz. Ayrıca, kiralama hizmeti de sunuyoruz. İnsanların bir kez giydikleri elbiseleri dolaplarında tutmak yerine, kiralamalarını sağlıyoruz. Bu, hem maliyet açısından hem de sürdürülebilirlik açısından daha mantıklı.

Kiralama hizmeti çok ilgi görüyor mu?

Evet, özellikle gelinlikler için değil ama abiye ve haute couture ürünler için çok fazla talep oluyor. Çünkü insanlar artık bir kez giydikleri kıyafeti tekrar giymek istemiyorlar.

 

Bu, gerçekten çok mantıklı. Peki, eski gelinliklerin yenilenmesi hakkında bir talep oluyor mu?

Evet, çok fazla oluyor. Müşteriler, annelerinin ya da kayınvalidelerinin eski gelinliklerini getirip, onları yenileyerek giymek istiyorlar. Biz de bunları revize edip, modern hale getiriyoruz.

 

Gerçekten harika bir fikir. Son olarak, atölyenizdeki yeniliklerden bahseder misiniz?

Atölyemizi çok daha profesyonel bir hale taşıdık, daha işçilikli ve hautecoture tasarımlar ve modeller çalışmaya özen gösteriyoruz. İzmit’te kasnak işleme yapan tek moda atölyesi olduğumuzu söyleyebilirim.

Instagram: rumeysaipekatelier

0 Yorum

Yorum Alanı

Lütfen gerekli Alanları Doldurunuz *