DÖNÜŞÜMÜN İZİNDE...

Bu ayki sohbet konuğumuz, Hero Academy kurucusu ve profesyonel koç Selma Kahraman. Kariyer yolculuğundan liderlik ve öğrenme anlayışına, annelikten toplumsal sorumluluğa uzanan deneyimlerini bizimle paylaşıyor. Selma Hanım, yaşamı ve mesleğiyle nasıl bir bütünlük kurduğunu, insanların ve kurumların potansiyelini ortaya çıkarmada nasıl rehberlik ettiğini anlatıyor.

 

Merhaba Selma Hanım, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhaba, ben Selma Kahraman. Hero Academy kurucusu, profesyonel koç ve eğitmenim. Gölcük’te doğdum, ticaretin tam ortasında büyüdüm. Uzun yıllar iş hayatım yine doğduğum topraklarda geçti. Aileden miras ticaret kültürüyle pek çok sektörde farklı dinamikleri deneyimledim. Ama bir gün, içimdeki sesi susturamadım: “Bu hayatın başka bir yolu olmalı.” “Bu saatten sonra olur mu ki?” diye sormadım. “İşin gücün var, ne gerek var?” diyen iç sese rağmen rotamı değiştirdim. Koçluk mesleğini seçtim ve tam 10 yıldır profesyonel koç ve kurumsal danışman olarak hem bireylerin hem kurumların dönüşüm yolculuğunda yanlarındayım.

Koçluk sizin için sadece bir meslek mi, yoksa daha fazlası mı?

İşim; sadece bir meslek değil, varoluş biçimim. Her yeni yolculukta, üretmek ve gelişmek isteyen insanlarla yürümek, beni büyütmeye devam ediyor. İki kızım var. Hayatın en büyük öğretmenliği annelik. Çünkü biliyorum ki çocuklarımızı sözlerle değil, tutumlarımızla şekillendiriyoruz. Sevgi, saygı, sorumluluk ve empati… Kızlarımın bu değerlerle büyüdüğünü görmek, bu hayattaki en büyük gururum.

Bugün baktığınızda hayatınızda en çok hangi noktalar ön plana çıkıyor?

Hayatımın mesleğini yapıyorum. Aileden gelen ticari zeka ile içimde taşıdığım değerleri harmanladım. İnsanlarla çalışmak benim için yalnızca bir iş değil, tam anlamıyla kim olduğumun bir yansıması. Ve bu da beni eğitimlerde, danışmanlıklarda farklı kılıyor. Kocaeli’den İstanbul’a, İzmir’den Türkiye’nin birçok şehrine… Bugüne kadar birçok öncü kurumla çalıştım, yüzlerce seans ve özel eğitimim oldu. Gördüm ki: Liderlik artık yalnızca stratejiyle değil, duygu ve değer ile de inşa ediliyor.

Günümüz iş dünyasında liderlerin öncelikli gereksinimleri nelerdir?

Günümüz iş dünyası; belirsizlik, hız ve değişimle şekilleniyor. Böyle bir ortamda liderlerin sadece “ne yapacaklarını” değil, “nasıl hissedeceklerini” de bilmeleri gerekiyor. Tam da bu noktada, uzmanı olduğum Duygusal Zeka ve Profesyonel Koçluk devreye giriyor. Bu çalışmalar, liderlerin karmaşık süreçlerde netlik kazanmalarına, stratejik düşünme becerilerini geliştirmelerine ve en önemlisi doğru kararları zamanında alabilmelerine yardımcı oluyor.

hedeflere daha etkin şekilde yönlendiriyor. Değişim dönemlerinde esneklik kazanıyor, yenilikçi çözümler üretme cesareti gösteriyorlar. Ama hepsi bu kadar değil. Asıl fark, liderlerin kendilerini tanımalarıyla başlıyor. Güçlü yanlarını fark eden, gelişime açık alanlarını sahiplenen liderler; yalnızca kendi potansiyellerini değil, ekiplerinin ve kurumlarının potansiyelini de ortaya çıkarıyor. Stresi yönetiyorlar. İş-özel yaşam dengesini kurabiliyorlar. Böylece, geçici değil, sürdürülebilir başarı inşa ediyorlar. Eğitimler sadece  bir gelişim aracı değil; bir yatırım. Üstelik geleceğe yapılan en stratejik yatırım.

Profesyonel kimliğiniz dışında sizi besleyen, önem verdiğiniz alanlar neler?

Eğitmenlik ve danışmanlık çalışmalarım kadar kıymet verdiğim bir diğer alan ise sivil toplum. Yıllardır gönüllüsü olduğum STK projeleri sayesinde, bireysel çabanın toplumsal etkiyi nasıl dönüştürdüğüne sayısız kez şahit oldum. Biliyorum ki: Bilgi paylaştıkça anlam kazanır. Etki, kolektif olunca büyür. 

Bu yüzden deneyimimi sadece profesyonel arenada değil, toplumsal fayda yaratan her platformda paylaşmaya özen gösteriyorum. Çünkü sürdürülebilir bir gelecek, yalnızca şirketlerin değil, hepimizin sorumluluğu. Ve inanıyorum ki bireyler el ele verdiğinde, dünya daha adil, daha dengeli ve çok daha umut dolu bir yer olabilir.

İnsan nasıl öğrenir, Selma Hanım?

İnsan, dikkatini çeken ve anlam yüklediği bilgiyi öğrenir. Gördüğü, duyduğu, hissettiği, tekrar ettiği şeyler zihin haritasına kazınır. Ne kadar çok duyu devredeyse, öğrenme o kadar kalıcı olur. Ama daha derin bir süreç vardır: Bilinçaltı öğrenme. Çocukken defalarca duyduğumuz bir cümle — “Sakın üşüme, hasta olursun” — bugün farkında olmadan verdiğimiz tepkilere dönüşebilir. Yıllar önce duyulan bir reklam jingle’ı bile bir ürünü zihinde canlandırabilir. Çünkü zihin, tekrarı ödüllendirir. Duyguyu önemser. Maruz kalınanı kodlar.

Peki liderler ve ebeveynler bu süreçte nasıl rol oynuyor?

Bugün çevrende sıkça tekrarlanan sözler, yarının alışkanlıkları olabilir. Bir ebeveynsen, çocuğunun zihnine farkında olmadan neler yerleştiriyor olabilirsin? Bir lider ya da yöneticiysen, sessizce nelere model oluyorsun? Öğretmek değil, model olmak. Ben bir eğitimciyim. Ama sadece anlatmıyorum. Yaşıyorum. Uyguluyorum. Model oluyorum. Çünkü biliyorum ki insanlar sadece kulaklarıyla değil; gözleriyle, duygularıyla, sezgileriyle öğrenir.

Yetişkinlerin öğrenme süreci hakkında ne söylemek istersiniz?

Yetişkinler bilgiyle değil, anlamla öğrenir. İlerlediği hedef ya da davranışa zihni soru sorar: “Sana ne katacak?”, “Hayatını nasıl değiştirecek?” Soru sormak, düşündürtmek, yüzleştirmek gerekir. Koçluk sürecinde bir soru, yılların inancını ters yüz edebilir. Bir fark ediş, zihinsel zincirleri kırabilir.

Son olarak liderlere ve bireylere vermek istediğiniz mesaj nedir?

Eğer bir CEO, lider ya da yöneticiysen: Bil ki, senin varlığın bir öğrenme zemini. İnsanlar seni sadece dinlemiyor, gözlemliyor. Karar verme biçimin, kriz anındaki sakinliğin, birine nasıl baktığın… Hepsi birer örnek, birer mesaj. 

Liderlik sadece yön göstermek değil; davranışla öğretmektir. Ekibin senden ne öğreniyor olabilir? Söylemediklerinle bile ne öğretiyor olabilirsin?

Ben öğrenmenin en etkili şeklinin peşindeyim. Ama sadece bilgi değil; dönüştüren öğrenme… Kişiyi kendiyle tanıştıran, davranışa yansıyan, farkındalıkla yoğrulmuş olan… Ve bu yolculukta bildiklerimi paylaşmaya, hissettiklerimi aktarmaya, karşımdaki insanın potansiyeline dokunmaya devam ediyorum.

Çünkü inanıyorum: Her temas bir izdir. Her farkındalık, yeni bir yolculuğun kapısı…

Instagram: sellmakahraman

0 Yorum

Yorum Alanı

Lütfen gerekli Alanları Doldurunuz *