Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanı Op. Dr. İlgi Dinçok, mesleki yolculuğunu, estetik cerrahideki yenilikçi uygulamaları ve kişisel bakış açısını Grey okurları için anlattı. Hem ameliyatlı hem de ameliyatsız yöntemlerde doğallığı ön plana çıkaran Dinçok, hasta güvenini en önemli başarı kriteri olarak görüyor.

İlgi Hanım, öncelikle sizi Grey okurları için biraz tanıyabilir miyiz?
Merhabalar, ben İlgi Dinçok. 1983 yılında Bornova’da doğdum. Eğitim hayatım boyunca farklı şehirlerde yaşama imkânım oldu. Liseyi Ankara’da tamamladıktan sonra Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdim ve 2007 yılında mezun oldum. Uzmanlık eğitimimi Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında tamamladım. 2013-2015 yılları arasında Erzincan’da görev yaptıktan sonra Kocaeli’ye yerleştim ve 2015’ten itibaren kendi muayenehanemde hastalarımı kabul etmeye başladım.
Plastik cerrahi benim için yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir tutku. İnsanların hayatına dokunmak ve onların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak en büyük motivasyon kaynağım.

Teknolojik gelişmeler estetik cerrahiye nasıl yansıdı? Tedavilerinizde ne gibi yenilikler oldu?
Son yıllarda özellikle Mezenkimal Kök Hücre kaynaklı Eksozomlar tedavilerimde sıkça tercih ettiğim yeniliklerden biri oldu. Eksozomların en güvenli tarafı hücresiz bir ürün olmalarıdır; canlı hücre içermezler. Ancak hücreler arası iletişimi sağlayarak doku onarımını, yeni hücre oluşumunu, damarlanmayı ve cilt kalitesinin artmasını desteklerler. Yani kök hücrelerin yaptığı pek çok işlevi yerine getirebilirler.
Cilt gençleştirme, akne izleri, leke tedavisi, egzama, yara ve yanık iyileşmesi ile saç dökülmesi gibi pek çok alanda kullanılabiliyor. Ayrıca botoks, dolgu veya mezoterapiyle kombine edilebilmesi de büyük bir avantaj.
Sizce estetik uygulamalarda “doğru tercih” nedir?
En önemlisi, işlemlerin mutlaka alanında uzman hekimler tarafından yapılmasıdır. Kullanılan ürünlerin orijinal ve kaliteli olması, malzemeye özen gösterilmesi ve uygulamaların hekim eliyle gerçekleştirilmesi hasta sağlığı açısından kritik öneme sahiptir.
En sık gerçekleştirdiğiniz ameliyatlar hangileri?
Aslında her ameliyatı seviyorum. Ameliyat öncesinde duyduğum heyecan, sonrasında alınan sonucu görmekle birleşince bana büyük mutluluk veriyor. Kadınlarda en sık meme estetiği, erkeklerde ise burun estetiği operasyonlarını yapıyorum.
Ameliyat olmak istemeyen kişiler için vücut şekillendirme yöntemleriniz var mı?
Evet, ameliyatsız yöntemler de uyguluyorum. “Temassız liposakşın” adı verilen, ayda 8 seanslık cihaz tedavisi bunlardan biri. Bunun yanında lenf drenaj ile dolaşımı hızlandırarak yağların parçalanmasının daha etkili olmasını sağlıyorum. Ayrıca EMS sistemi ile kasları çalıştırarak daha kalıcı sonuçlar elde edebiliyoruz. Elbette hastanın bol su tüketmesi, düzenli egzersiz yapması ve diyetine dikkat etmesi de bu sürecin başarısında en önemli destekleyici faktörler.

Yüzdeki sarkmalara karşı ameliyatsız yöntemlerden hangilerini öneriyorsunuz?
Ben özellikle mezoterapi kaynaklı eksozomları tercih ediyorum. Bunun dışında, yüzü taşıyan bağları kuvvetlendiren ve anti-aging içerikli enjeksiyonlarla da oldukça etkili sonuçlar alıyoruz. Bu yöntemler hem pratik hem de hızlı sonuç veren uygulamalar.
Başarınızı neye borçlusunuz?
Öncelikle yaptığım işi çok seviyorum ve her zaman yenilikleri yakından takip ediyorum. En önemlisi ise hastalarımla uzun ön görüşmeler yapmaya özen gösteriyorum. Çünkü kişinin ne istediğini anlamak, güven ilişkisi kurmak ve süreci birlikte planlamak başarılı bir sonucun temelini oluşturuyor. Benim için ameliyat sonrası kadar ameliyat öncesine de vakit ayırmak çok kıymetli.
Peki, geleceğe dair hedefleriniz neler?
Amacım, her geçen gün gelişen teknolojiyle birlikte estetik cerrahi alanındaki en güncel ve güvenli yöntemleri hastalarıma sunmak.
Hem ameliyatlı hem de ameliyatsız uygulamalarda en doğal, en sağlıklı ve en tatmin edici sonuçlara ulaşabilmek en büyük hedefim.
Instagram: drilgidincok



0 Yorum