Estetik dünyası her geçen gün gelişen teknolojilerle yenileniyor. Artık amaç, yüzü ya da bedeni değiştirmek değil; kişinin doğal güzelliğini koruyarak en iyi halini ortaya çıkarmak. Uygulamalardaki minimal dokunuşlar, hem doğallığı hem de özgüveni destekliyor. Op. Dr. İlgi Dinçok, son dönemin öne çıkan estetik uygulamalarını bu ayki röportajında ele alıyor.

Son yıllarda “Altın İğne” uygulaması çok sık duyuluyor. Bize biraz anlatır mısınız?

Altın iğne, aslında cildin kendi onarım gücünü harekete geçiren bir teknolojidir. Mikro iğneler aracılığıyla cildin alt katmanına radyo frekans enerjisi verilir. Böylece cilt, kolajen ve elastin üretimini artırır. Bu da sıkılaşma, canlılık ve gençleşme sağlar.

Akne ve sivilce izlerinde, geniş gözeneklerde, ince kırışıklıklarda, hafif sarkmalarda ve cilt tonu eşitsizliklerinde oldukça başarılı sonuçlar verir.

İşlemden önce bölgeye anestezik krem sürülür, böylece acı hissi minimuma iner. Seans yaklaşık 30–45 dakika sürer. Cilt yüzeyinde ciddi bir yara ya da soyulma oluşmaz. İlk gün hafif kızarıklık veya ödem olabilir; ancak genellikle 1–2 gün içinde geçer. Hastalar aynı gün sosyal hayatlarına dönebilir. Yani günlük yaşamı aksatmayan bir yöntemdir. Seans sayısı kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle 3–4 seanslık bir kür önerilir. Seanslar arasında 3–4 hafta beklenir. İlk seansın ardından bile ciltte bir tazelenme hissedilir; asıl sonuçlar ise kolajen üretimi arttıkça, birkaç hafta içinde belirginleşmeye başlar.

Ciltte yeni kolajen oluştuğu için etki uzun süre devam eder. Elbette yaşlanma süreci durmadığı için belli aralıklarla yapılan tekrar seansları en iyi sonucu verir. Doğal görünüm sağlaması ve sosyal yaşamdan koparmaması en sevilen yönüdür. Yani “işlem yaptırdım” demeden, daha genç, daha sıkı ve sağlıklı bir cilt elde edilir.

Gıdı bölgesindeki yağ fazlalığı birçok kişinin şikâyeti. Gıdı lipoliz tam olarak nedir?

Gıdı lipoliz, çene altındaki yağ birikimini azaltmaya yönelik, iğneyle yapılan bir enjeksiyon tedavisidir. Burada kullanılan özel solüsyon, yağ hücrelerini parçalayarak vücudun doğal yolla atılmasını sağlar. Yani eriyen yağ hücreleri bir daha geri gelmez.

İşlem ortalama 15–20 dakika sürer, ciddi bir ağrı hissedilmez. Sonrasında hafif kızarıklık veya şişlik olabilir; ancak genellikle birkaç gün içinde kaybolur. Hastaların en çok merak ettiği konulardan biri “kaç seans gerekir?” sorusudur. Bu, kişinin gıdı bölgesindeki yağ miktarına bağlıdır. Bazı hastalarda tek seans yeterli olurken, bazılarında 2–3 seans gerekebilir.

Sonuçlar kalıcıdır. Yağ hücreleri eritildiği için tekrar oluşmaz; kişi kilo almadığı sürece gıdı toparlanmış ve daha ince görünümünü korur. Ayrıca sadece yağ azalması değil, bölgedeki cilt de toparlanarak daha gergin bir boyun hattı sağlanır. Cerrahiye sıcak bakmayan, fakat daha keskin yüz hatları isteyen kişiler için oldukça pratik bir yöntemdir.

Saç ekiminde doğal görünüm en çok merak edilen konu. Bugün saç ekimi hangi noktaya geldi?

Artık saç ekimi, eskisi gibi “anlaşılan” bir işlem değil. Günümüzde kullanılan yöntemler sayesinde sonuç çok daha doğal oluyor. Bu yöntemlerde saç kökleri tek tek, özel cihazlarla ense bölgesinden alınır. Çünkü ense kökleri genetik olarak dökülmeye dirençlidir. Daha sonra bu kökler, saçın doğal çıkış yönüne uygun şekilde ekilir. Böylece “diken diken” ya da “peruk gibi” bir görüntü olmaz; tamamen kişinin kendi saçı gibi görünür.

İşlem lokal anestezi altında yapıldığı için ağrı hissedilmez. Sonrasında birkaç gün hafif hassasiyet olabilir. İlk günlerde ekim yapılan bölgede küçük kabuklanmalar oluşur; bu da 7–10 gün içinde tamamen kaybolur. Bir hafta sonra kişi sosyal hayatına rahatlıkla dönebilir.

Ekilen saç kökleri ilk birkaç hafta içinde “dökülme fazına” girer. Bu çok normaldir. Yeni saçların çıkışı genellikle 3. aydan itibaren başlar; 6. ayda fark edilir, tam sonuç ise 9–12 ayda ortaya çıkar.

Ekilen saç kökleri dökülmeye dirençli bölgeden alındığı için ömür boyu kalıcıdır. Saç ekiminde en önemli nokta yalnızca teknik değil, planlama ve tecrübedir. Ön saç çizgisinin doğal tasarlanması, ekilecek kök sayısının doğru belirlenmesi ve işlemin deneyimli bir ekip tarafından yapılması sonucu doğrudan etkiler.

Meme protezi estetik cerrahide çok talep gören operasyonlardan biri. Nelere dikkat edilmeli?

Günümüzde kullanılan protezler oldukça güvenlidir ve farklı şekil, boyut seçeneklerine sahiptir. Burada önemli olan, kişinin beden ölçülerine en uygun protezin seçilmesidir. Çünkü doğal bir görünüm ancak bu şekilde sağlanır. Ameliyat sonrası iyileşme süreci de hızlıdır; hasta genellikle birkaç gün içinde günlük hayatına rahatlıkla dönebilir.

Son olarak, estetik yaptırmak isteyen kişilere öneriniz nedir?

Öncelikle mutlaka güvenilir bir klinik ve alanında deneyimli bir hekim tercih edilmelidir. Estetik, kişiye özel bir yolculuktur. Önemli olan doğallığı kaybetmeden, kişinin kendini en iyi hissetmesini sağlamaktır.

0 Yorum

Yorum Alanı

Lütfen gerekli Alanları Doldurunuz *