Merhaba Selma hanım, öncelikle Grey dergi okurları için kendinizi tanıttıktan sonra Best Dress Türkiye markasının doğuş hikâyesini anlatır mısınız?

Merhaba, ben Selma Akgün. 1987 doğumluyum. Aslen Muşlu bir aşiret kızıyım. Doğup büyüdüğüm yer İstanbul ama hayat beni evlilik vesilesiyle Sakarya’ya getirdi. Bu topraklara geldiğimde sadece bir eş değil, aynı zamanda kendi hayallerimin peşinden koşan bir kadın olmak istedim.

Tekstil sektörü benim için sadece bir meslek değil, bir aile mirası. Ailem, hatta sülalem diyebilirim, yıllardır tekstil işindedir. Ben de çocuk yaşlardan beri kumaşlar arasında büyüdüm. Makas sesine uyanmak, dikiş makinelerinin melodisiyle uyumak benim için çok tanıdık.

Best Dress Türkiye işte bu geçmişin, bu birikimin ve kadın ruhunun birleşiminden doğdu. Kadınların en özel günlerinde kendilerini zarif, güçlü ve mutlu hissetmeleri için yola çıktım. Ve her diktiğimiz elbise, sadece bir giysi değil, bir hikâyenin başlangıcı oldu.

Sakarya’da kurduğunuz iki mağaza ve bir atölye ile yerel modaya yön veriyorsunuz. Bu şehirle bağınızı nasıl tanımlarsınız?

Sakarya’ya evlilik vesilesiyle geldim ama zamanla bu şehir benim ikinci yuvam oldu. İlk başlarda buraya alışmakta zorlandım; İstanbul’un kalabalığı ve koşuşturmacasından sonra daha sade bir hayata geçmek bana hem nefes hem de düşünme fırsatı sundu.

Ama sanırım en güçlü bağ, üretmeye başladığımda kuruldu. İlk dikişimi bu şehirde attım, ilk müşterimi burada ağırladım, ilk vitrinimi burada süsledim. Sakarya bana sadece bir yaşam alanı değil, kendi potansiyelimi gerçekleştireceğim bir zemin sundu.

İki mağaza ve bir atölyeyle bugün şehrin modasına katkı sunuyorsam, bu Sakarya’nın bana verdiği huzur, sadelik ve samimiyet sayesindedir.

Ayrıca Sakarya’daki kadınlar bambaşka… Ne istediğini bilen, zevk sahibi, kendine değer veren kadınlarla çalışmak beni hem besliyor hem de daha iyisini üretmeye teşvik ediyor.

Kısacası bu şehir benim için sadece bir adres değil; geliştiğim, kök saldığım ve büyüdüğüm yer. Best Dress’in kalbi burada atıyor çünkü ruhunu Sakarya’dan aldı.

Best Dress’in hizmetleri arasında özel dikim, kiralama ve uzaktan dikim gibi seçenekler var. Hangi hizmetiniz müşterilerle en çok bağ kuruyor ve neden?

Kesinlikle özel dikim. Çünkü orada sadece vücut ölçülerine değil, bir kadının ruhuna göre çalışıyoruz. Onun hayalini, heyecanını, bazen gözyaşını hissediyoruz. Ama uzaktan dikim hizmetimiz de ayrı bir başarı hikâyesi oldu. Sakarya dışındaki gelinlerimize de ulaşmak, onların en özel günlerine dokunmak büyük bir mutluluk.

“Uzaktan dikim” hizmetiniz dikkat çekici. Fiziksel olarak mağazada bulunamayan gelin adaylarına nasıl ulaşıyorsunuz?

Gelin adayımızla önce tanışıyor, video görüşmeler yapıyoruz. Hayalindeki modeli, vücut yapısını, düğünün konseptini konuşuyoruz. Ardından detaylı bir ölçü alma süreci başlıyor. Tasarım tamamen kişiye özel ilerliyor. Tüm provalar video üzerinden yapılıyor ve sonunda gelinliği özenle paketleyip adresine gönderiyoruz. En güzel geri dönüş ise şu oluyor: 

“Mağazada olmasam da sizinleydim.”

2025’te yer aldığınız Evlilik Fuarı’nda ünlü mankenlerle sunduğunuz defile büyük yankı uyandırdı. Bu organizasyon sizin için ne ifade etti?

Bu defile benim için sadece bir moda gösterisi değildi; emek, kadın dayanışması ve vizyonun sahneye çıkışıydı. Ünlü modellerin Best Dress tasarımlarını taşıması, yıllardır kurduğum hayalin ete kemiğe bürünmesiydi. O anlarda hem çok gururlandım hem de daha büyük hedefler kurmam gerektiğini anladım.

Genç tasarımcılarla çalıştığınızı ve kadın istihdamına önem verdiğinizi biliyoruz. Best Dress bu alanda nasıl bir sosyal rol üstleniyor?

Ben bu işi yaparken yalnız yürümek istemedim. Özellikle genç kadınların içindeki potansiyeli gördükçe onlara alan açmak benim için bir görev oldu. Atölyemizde çalışan her kadın, sadece meslek öğrenmiyor; aynı zamanda özgüven, üretkenlik ve ekonomik bağımsızlık kazanıyor. Kadın kadına güç olmanın ne kadar kıymetli olduğunu her gün yaşıyoruz.

Sakarya’da lokal bir marka olarak başlayıp ulusal hatta uluslararası açılım hedefliyorsunuz. Franchise planlarınızdan bahseder misiniz?

Artık bu işi sadece Sakarya sınırlarında tutmak istemiyoruz. İstanbul, İzmir ve yurtdışından gelen franchise talepleri bizi çok heyecanlandırıyor. Amacımız, butik kalitesinden ödün vermeden Best Dress’i farklı şehirlerde ve ülkelerde temsil edebilmek. Önümüzdeki yıl ilk adımı atmayı planlıyoruz.

Önümüzdeki sezonlarda Sakarya’da ve ötesinde ne gibi yenilikler, koleksiyonlar ya da iş birlikleri sunmayı planlıyorsunuz?

En büyük yeniliğimiz “Best Dress Kids” çocuk abiye koleksiyonumuz olacak. Şimdiden büyük ilgi görüyor. Ayrıca kadın emeğini desteklemek adına “Kırık Dikişler” adlı sosyal sorumluluk projemizi başlatıyoruz. Gelirini dezavantajlı kadınların mesleki gelişimine aktaracağız. Bir de sürpriz bir iş birliği yolda, şimdilik küçük bir ipucu: yurtdışı menşeli bir tasarım platformuyla ortak bir koleksiyon hazırlıyoruz.

2025’te yer aldığınız Evlilik Fuarı’nda ünlü mankenlerle sunduğunuz defile büyük yankı uyandırdı. Bu organizasyon sizin için ne ifade etti?

Bu defile benim için sadece bir moda gösterisi değildi; emek, kadın dayanışması ve vizyonun sahneye çıkışıydı. Ünlü modellerin Best Dress tasarımlarını taşıması, yıllardır kurduğum hayalin ete kemiğe bürünmesiydi. O anlarda hem çok gururlandım hem de daha büyük hedefler kurmam gerektiğini anladım.

Genç tasarımcılarla çalıştığınızı ve kadın istihdamına önem verdiğinizi biliyoruz. Best Dress bu alanda nasıl bir sosyal rol üstleniyor?

Ben bu işi yaparken yalnız yürümek istemedim. Özellikle genç kadınların içindeki potansiyeli gördükçe onlara alan açmak benim için bir görev oldu. Atölyemizde çalışan her kadın, sadece meslek öğrenmiyor; aynı zamanda özgüven, üretkenlik ve ekonomik bağımsızlık kazanıyor. Kadın kadına güç olmanın ne kadar kıymetli olduğunu her gün yaşıyoruz.

Sakarya’da lokal bir marka olarak başlayıp ulusal hatta uluslararası açılım hedefliyorsunuz. Franchise planlarınızdan bahseder misiniz?

Artık bu işi sadece Sakarya sınırlarında tutmak istemiyoruz. İstanbul, İzmir ve yurtdışından gelen franchise talepleri bizi çok heyecanlandırıyor. Amacımız, butik kalitesinden ödün vermeden Best Dress’i farklı şehirlerde ve ülkelerde temsil edebilmek. Önümüzdeki yıl ilk adımı atmayı planlıyoruz.

Önümüzdeki sezonlarda Sakarya’da ve ötesinde ne gibi yenilikler, koleksiyonlar ya da iş birlikleri sunmayı planlıyorsunuz?

En büyük yeniliğimiz “Best Dress Kids” çocuk abiye koleksiyonumuz olacak. Şimdiden büyük ilgi görüyor. Ayrıca kadın emeğini desteklemek adına “Kırık Dikişler” adlı sosyal sorumluluk projemizi başlatıyoruz. Gelirini dezavantajlı kadınların mesleki gelişimine aktaracağız. Bir de sürpriz bir iş birliği yolda, şimdilik küçük bir ipucu: yurtdışı menşeli bir tasarım platformuyla ortak bir koleksiyon hazırlıyoruz.

Moda sizin için sadece kıyafet üretmekten ibaret mi? Kendi tasarımlarınızla kadınlara nasıl bir duygu aktarmak istiyorsunuz?

Moda benim için bir ifade biçimi. Her kadın tasarımda kendinden bir şey bulmalı. Ben elbiseyle birlikte bir duygu vermek istiyorum. “Bu sensin, bu gece senin” diyebilmek için tasarlıyorum. Çünkü moda sadece görünüş değil; his, duruş ve özgüvendir.

Dijital vitrin olarak Instagram’da güçlü bir etkileşiminiz var. Sosyal medyayı bu işin neresinde konumlandırıyorsunuz?

Instagram bizim vitrinden çok daha fazlası. Orada sadece  ürün değil, duygu, hikâye ve ilham paylaşıyoruz. Gelinlerimizin gerçek hikâyelerini anlatıyor, kadınların süslenmeye, kendini özel hissetmeye hakkı olduğunu savunuyoruz. Bu da samimi bir bağ kurmamıza sebep oluyor.

Son olarak, kendi yolculuğunu başlatmak isteyen genç kadın girişimcilere bir mesaj vermek isteseniz, onlara ne söylersiniz?

Kendinize inanın. Sizi küçümseyenlere değil, sizi sevenlere kulak verin. Her zorluğun sonunda büyüme vardır. Ben bu yola çıkarken sadece bir hayalim vardı. Bugün onlarca kadının emeğiyle büyüyen bir markamız var. Siz de başlayın, Önce yüce Yaradana karşı samimi olun. Sonra kullarına karşı asla o samimiyeti bozmayın. Unutmayın ki; Her dua nasibine,Her nasip vaktine esirdir.

Grey Dergisi’ne bu güzel sohbet için teşekkür ederim. Her dikiş bir adım, her tasarım bir umut… Best Dress Türkiye’nin yolculuğu daha yeni başlıyor.

— Selma Akgün

Kurucu,Best Dress Türkiye

Instagram: bestdresstr

0 Yorum

Yorum Alanı

Lütfen gerekli Alanları Doldurunuz *