Bağırganlı'nın deniz kokan mağara oluşumları... Kulağın kıvrımlarını andıran doğal oyuklar... Ve içine doğru kulak verdiğinizde derin, mistik bir uğultu fısıldayan dev bir deniz kabuğu...
Grey Dergi olarak bu ay objektifimizi, işitmenin yalnızca bir duyudan ibaret olmadığını; aynı zamanda insanın hayata, sevdiklerine ve kendine yeniden bağlanma biçimi olduğunu hatırlatan bir isme çevirdik: ERC İşitme Cihazları Merkezi'nin kurucusu Yasin Erciyes.

Röportajımızın çekim konsepti de tıpkı merkezin vizyonu gibi sıradanlıktan uzak. Bağırganlı'nın kulağın anatomisini çağrıştıran mağara alanları, işitmenin doğayla iç içe olan köklerini simgelerken; Yasin Erciyes'in elinde tuttuğu büyük deniz kabuğu işitmenin kaybolan seslere yeniden kavuşma serüvenini temsil ediyor.
ERC İşitme Cihazları Merkezi, sunduğu hizmetle de bu atmosferi doğruluyor. Standart işitme cihazı merkezlerinden farklı olarak, şubelerini geniş, ferah ve psikolojik rahatlık sağlayan ortamlarda konumlandırıyor. Son açılan premium şube ise iki katlı yapısıyla bunu daha da ileri taşıyor: Alt katta geniş bir bekleme alanı misafirlerini karşılıyor; üst katta ise akustiği özel olarak düzenlenmiş deneme odaları bulunuyor. Tüm ekipmanlar ve ekip, güncel teknolojiyi birebir takip eden bir yenilik anlayışıyla çalışıyor.
ERC'nin yaklaşımında ticaret, insan sağlığı ve psikolojisinin gerisinde kalıyor. Kurum, işitme kaybı yaşayan bireylerin hayat kalitesini gerçek anlamda yükseltmeyi hedefleyen, güven veren bir merkez olarak bölgedeki standartları yeniden tanımlıyor.

Yasin Erciyes kimdir? Sizi bulunduğunuz noktaya getiren hayat yolculuğunuzdan biraz bahseder misiniz? İşitme sektörüne yönelmenizde belirleyici olan kırılma anı neydi?
Hayat yolculuğum her zaman insan odaklı olma ve yaşam kalitesini artırma üzerine şekillendi. İşitme kaybı yalnızca sesi değil; bağları, özgüveni ve günlük yaşamın keyfini de etkiliyor. İnsanların ses dünyasını yeniden keşfetmesine yardımcı olmak, yaşamlarını daha dolu ve özgür kılmak benim için büyük bir motivasyon. Her danışanla çalıştığımda sadece bir cihaz değil, hayatına dokunan bir çözüm sunuyorum.
Kendi markanızı kurarken karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bunu nasıl aştınız?
Kendi markamı kurarken karşılaştığım en büyük zorluk, sektörde fark yaratacak bir konum belirlemekti. Aslında buna zorluk demek doğru değil; hedeflerimiz doğrultusunda kaliteli cihaz ve hizmet arayışı içindeydik. İşitme cihazı sektörü teknoloji ve sağlık alanlarını bir araya getiriyor. Bu nedenle insanlar ürüne olduğu kadar hizmete ve sunduğunuz değere de güvenmek istiyor.
Bu süreci aşmak için her adımda şeffaflık, kişiye özel yaklaşım ve uzun vadeli danışan desteği odaklı bir strateji benimsedim. Ürün ve hizmeti sadece satmak yerine her danışanın hayat kalitesini artıran bir deneyim sunmayı hedefledim. Bu yaklaşım, markamın kısa sürede güvenilir ve fark yaratan bir konuma gelmesini sağladı.
Sizi diğer sektörel temsilcilerden ayıran en güçlü kişisel özelliğiniz nedir?
Birçok kişi işitme cihazını sadece bir ürün gibi görse de aslında işitme cihazı başlı başına bir süreçtir. Çünkü iyi duymak yalnızca cihazın teknolojisine değil; doğru değerlendirmeye, kişiye özel ayarlara, düzenli takibe ve danışanın yaşam tarzına uygun bir rehberliğe bağlıdır. Bir cihaz satın almakla iş bitmez; asıl değer o cihazın kişinin ses dünyasına uyarlanabilmesi, kullanım alışkanlıklarının geliştirilmesi ve uzun vadeli destekle mükemmel işitme deneyimine ulaşılmasıdır. Bu nedenle biz işitme cihazını bir ekipman değil, danışanla birlikte yürütülen kişisel bir işitme yolculuğu olarak görüyoruz.
Sosyal medya hesaplarınızda gördüğümüz şeffaf iletişimi neden önemsiyorsunuz? Bu alanda sizi farklı kılan yaklaşım nedir?
Güven yaratmanın en güçlü yolu şeffaf iletişimdir. Danışanlarımızla ilişkimizin temelinin güven olduğuna inanıyoruz. Bizi farklı kılan; kararlarımızı, süreçlerimizi ve gelişim alanlarımızı samimiyetle paylaşarak danışanlarımızla karşılıklı bir iletişim kültürü oluşturmamızdır.
İşitme cihazı sektöründe son yıllarda en çok değişen şey nedir? Danışan ihtiyaçları hangi yönde evriliyor?
-
Akıllı ve bağlantılı cihazlar
-
Gürültü yönetiminde büyük ilerleme
-
Daha estetik, daha küçük ve daha konforlu tasarımlar
-
Yapay zekâ destekli kişiselleştirme
-
Sağlık takibi entegrasyonu
Danışan ihtiyaçları neye göre evriliyor?
-
Daha fazla kişiselleştirme. "Tek tip çözüm" dönemi bitti. Danışanlar kendi yaşam tarzına göre ayarlanabilen cihazlar istiyor. Spor yapanlar için dayanıklılık, ofis çalışanı için konuşma netliği, yaşlı danışan için kolay kullanım ön planda.
-
Daha az görünürlük, daha fazla konfor
-
Dijital uyum ve uygulama kontrolü
-
Hızlı teknik destek ve eğitim ihtiyacı
-
Uzun ömür ve sürdürülebilirlik

KULAK BİR MAĞARAYSA İŞİTME CİHAZI ONUN FENERİDİR.
Kulağın iç yapısını dev bir mağara gibi düşündüğümüzde karşımıza derinlik, karanlık ve yankılarla dolu bir dünya çıkar. Sesler bu mağaraya girişte güçlü ve net olabilir; ancak ilerledikçe duvarlara çarpar, yön değiştirir, zayıflar ve kimi zaman kaybolur.
Kısacası işitme cihazı sesi büyütmekten çok, kulağın karanlık mağarasına düzen, yön ve ışık getiren bir rehberdir.
Danışanlarımın hayat kalitesindeki dönüşümü görmek işimin en ödüllendirici kısmı.
Bir kişinin yeniden net duymaya başlaması sadece sesleri değil; özgüvenini, sosyal hayata katılımını ve yaşamdan aldığı keyfi de geri getiriyor.
Birçok kişi işitme cihazını yalnızca "bir ürün" gibi görüyor. Sizce işitme cihazı bir ürün müdür, yoksa bir süreç midir?
İşitme cihazı bir ürün değildir; bir süreçtir. Bir cihaz satın almakla iş bitmez. Asıl değer, cihazın kişinin ses dünyasına uyarlanabilmesi, kullanım alışkanlıklarının geliştirilmesi ve uzun vadeli destekle mükemmel bir işitme deneyimine ulaşılmasıdır. Bu nedenle biz işitme cihazını danışanla birlikte yürütülen kişisel bir işitme yolculuğu olarak görüyoruz.
İşitme kaybı yaşayan bir kişinin cihaz kullanmayı reddetmesinde en büyük etken sizce psikolojik mi, sosyal mi?
İşitme cihazı kullanımına tereddütle yaklaşmanın tek bir nedeni yoktur; ancak en baskın etken çoğu zaman psikolojik ve sosyal faktörlerin birleşimidir. İşitme kaybı yaşayan kişi önce bununla yüzleşmekte zorlanır. "Yaşlanıyorum", "Eksik hisseder miyim?", "Fark edilmek istemiyorum" gibi düşünceler psikolojik direnç oluşturur. Bunun üzerine toplumdaki yanlış algılar ve işitme cihazının bir "zayıflık göstergesi" gibi görülmesi sosyal baskıyı artırır.
Bugün işitme cihazları artık sadece ileri yaşların konusu değildir. Yoğun kulaklık kullanımı, yüksek ses ve dijital çağın sürekli gürültüsü işitme kaybının genç yaşlara kadar inmesine neden oluyor. Yeni nesil işitme cihazları AirPods kadar şık, akıllı ve görünmez. Bluetooth ile telefon görüşmesi yapabilen, müzik ve video sesini doğrudan ileten, gürültülü ortamlarda otomatik ayar yapan ve neredeyse görünmez bir formda olan bu cihazlar sayesinde gençler kendini gizleme ihtiyacı hissetmiyor; aksine bunu hayat kalitelerini yükselten bir teknoloji olarak görüyor.

Kulağın anatomisini bir mağara gibi ele aldığımızda – derinlik, yankı, karanlık – sesin bu alandaki yolculuğunu nasıl tanımlarsınız? Eğer kulağın iç yapısını dev bir mağara olarak hayal etseydik, bu mağarayı “aydınlatmak” için işitme cihazlarının yaptığı şey nedir?
"Kulak bir mağaraysa işitme cihazı onun feneridir." Kulağın iç yapısını dev bir mağara gibi düşündüğümüzde karşımıza derinlik, karanlık ve yankılarla dolu bir dünya çıkar. Sesler bu mağaraya girişte güçlü ve net olabilir; ancak ilerledikçe duvarlara çarpar, yön değiştirir, zayıflar ve kimi zaman kaybolur. Kısacası işitme cihazı sesi büyütmekten çok, kulağın karanlık mağarasına düzen, yön ve ışık getiren bir rehberdir.
Teknolojik gelişmeler işitme cihazlarında hangi seviyeye ulaştı? Yakın gelecekte bizi en çok şaşırtacak yenilik ne olacak?
Yakın gelecekte şaşırtacak yenilikler:
-
Beyin-bilgisayar entegrasyonu: Sesin doğrudan sinir sistemine iletilmesiyle işitme kaybı neredeyse tamamen telafi edilebilecek.
-
Gerçek zamanlı çeviri ve ses filtreleme: Farklı dillerde konuşmaları anında algılayıp çevirme, istenmeyen gürültüyü otomatik bastırma.
-
Uyarlanabilir akustik ortam: Cihazın bulunduğu mekânın akustiğini anlık analiz edip sesi optimize etmesi.
-
Nano ve biyometrik sensörler: İşitmenin yanı sıra genel sağlık göstergeleri ve erken uyarı sistemleri sunması.
Bir cihazın “kişiye özel” olması ne anlama gelir? Bu terimin sektör içinde yanlış kullanıldığını düşünüyor musunuz?
"Kişiye özel" ifadesi yalnızca cihazın kulağa uygun olması anlamına gelmez. Kullanıcının işitme profiline, yaşam tarzına, sosyal çevresine ve kişisel beklentilerine göre optimize edilmesi anlamına gelir. Bu ifade sadece şekli değil, kullanıcı deneyiminin tüm boyutunu kapsayan bir süreçtir.
Sektörde kişisel olarak mücadele etmek zorunda kaldığınız etik sorunlar oldu mu?
İşitme cihazı sektörü, teknoloji ve sağlık hizmetlerini bir araya getirdiği için etik açıdan hassas bir alandır. Karşılaştığım zorluklar çoğunlukla doğru bilgilendirme, şeffaflık ve gerçek ihtiyaç odaklı öneri üzerine yoğunlaştı.
Bazı durumlarda danışanlar sadece cihaz satışı odaklı yönlendirmelerle karşılaşabiliyor. Bu noktada etik duruşum, "önce kişinin işitme sağlığı ve yaşam kalitesi" şeklinde net bir çizgi çizmemi gerektiriyor. Sektörde güven ve uzun vadeli memnuniyet ancak bu yaklaşımla sağlanabilir. Bu nedenle etik standartlardan ödün vermemek hem profesyonel hem de kişisel bir sorumluluktur.
İşitme cihazı bir ürün değil; sağlık ve yaşam kalitesine etki eden bir çözümdür. Bu yüzden işitme cihazı tercihi bir bütçe kararından çok daha fazlasıdır: Daha net duymayı, daha güvenli yaşamayı ve daha aktif bir sosyal hayata katılmayı hedefleyen bir yatırım kararıdır.
İşitme cihazı almayı düşünen biri karar vermeden önce en doğru soruyu neyi sormalı?
İşitmek, iletişimin ve yaşam kalitesinin temel unsurudur. Sesleri net duyabilmek; sosyal etkileşimi, güvenliği, iş verimliliğini ve günlük yaşam konforunu doğrudan etkiler.
İşitme cihazı kullanımı yalnızca kaybolan sesleri geri kazandırmaz; kişinin çevresiyle kurduğu bağlantıyı güçlendirir ve yaşam standartlarını belirgin şekilde yükseltir. Kararsızlık yaşayanlar için en önemli soru şudur: "Daha net duymak hayatımı ne kadar kolaylaştırabilir?"
Bu sorunun cevabı çoğu zaman değişimi başlatmak için yeterlidir.
Danışanlarınızın hayat kalitesindeki dönüşümü gözlemlemek size ne hissettiriyor? Sizi en çok etkileyen değişim örneği nedir?
Danışanlarımın hayat kalitesindeki dönüşümü görmek işimin en ödüllendirici kısmı. Bir kişinin yeniden net duymaya başlaması sadece sesleri değil; özgüvenini, sosyal hayata katılımını ve yaşamdan aldığı keyfi de geri getiriyor.
En çok etkileyen anlardan biri ise uzun süredir torununun sesini duyamadığını söyleyen bir danışanın ilk deneme sırasında gözlerinin dolmasıydı. O anda fark ettim ki biz sadece işitme cihazı vermiyoruz; hayatın en değerli bağlarını yeniden kuruyoruz.
Çocuklarda bu etki çok daha derindir; çünkü işitme cihazı bir tercihten çok daha fazlasıdır. Çocukluk dönemi, dil gelişimi, öğrenme ve sosyal iletişimin en hızlı ilerlediği dönemdir. Bu süreçte işitmenin net ve sağlıklı olması kritik bir gerekliliktir. İşitme kaybı yaşayan çocuklarda işitme cihazı kullanımı; dil gelişimini destekler, öğrenme hızını artırır ve sosyal uyumu güçlendirir.

Yasin Bey, bir yandan da sesle alakalı fakat daha eğlenceli tarafında olduğunuz bir DJ’lik serüveniniz var. Biraz bahseder misiniz?
Aslında liseden beri böyle bir hevesim vardı; fakat iş hayatındaki yoğun koşturmadan dolayı bu hayalimi pek gerçekleştirememiştim. Üniversite 2. sınıfta işitme sektöründe çalıştığım firmayı satın almamla beraber yoğun bir ticari hayatım olmaya başladı ve vakit daha da azaldı. İşleri rayına oturtup düzeni kurduğumda, “Artık hayalim olan DJ’likle ilgilenebilirim” dedim. Üç aylık bir eğitimden sonra sertifikamı aldım.
Müziği çok sevdiğim için hobi olarak başladım; hatta hayatımın büyük bir bölümü müzik dinleyerek geçiyor. Çok fazla müzikle iç içe olunca kendi setlerimi oluşturup onları dinlemekten daha çok keyif aldığımı fark ettim. Zamanla arkadaşlarımın partilerinde ve organizasyonlarında çalmamı istediler. DJ olmak benim için sevdiğim bir kaçış alanı. Kendi ofisimde de bir setup kurdum ve işlerden vakit bulduğumda burada kendime özel bir zaman yaratıyorum.
İşim işitme ile alakalı olduğu için kulağa her anlamda hitap edebilmek adına müzik üretme kısmında da bu yeteneklerimi değerlendiriyorum. Bu arada sadece hobi olarak bakmayalım; çünkü gerçekten bu işe emek verip standart DJ'lerden çok daha gelişmiş bir seviyede, geceleri üç dört saat çalışarak kaliteli işler çıkarıyorum.
Son olarak, genç yaşınızda sektörde edindiğiniz başarılı yol haritanızdaki yeni hedefleriniz neler olacak?
Genç yaşta sektörde edindiğim tecrübeler bana işitme sağlığının yalnızca teknoloji değil; insan odaklı bir süreç olduğunu gösterdi. Bundan sonraki hedefim, daha fazla kişiye erişmek, işitme cihazı deneyimini tamamen kişiselleştirmek ve danışanların hayat kalitesini en üst düzeye çıkarmak.
Ayrıca yeni teknolojileri ve yapay zekâ destekli çözümleri sektöre entegre ederek danışanlarımızın ses dünyasını her geçen gün daha da zenginleştirmeyi amaçlıyorum. Kısacası hedefim sadece cihaz satmak değil; insanların hayatına dokunan, güven ve memnuniyet odaklı bir hizmet deneyimi yaratmak.
ERC İŞİTME CİHAZLARI MERKEZİ
ERC Premium Yenişehir Mah. Konak Sok. No:9/1 İzmit Kocaeli 0 262 323 45 00
İzmit Plus Cedit Mahallesi Bostanlar Sokak No:10 Kat:1 D:2 İzmit Kocaeli 0 262 323 13 24 - 0 535 047 07 06
İzmit Merkez Alemdar Cad. Beyaz Han Is Merkezi No:21 Kat:2 İzmit Kocaeli 0 262 322 81 64 - 0 535 047 07 05
Derince İbnisina Mah. Okul Sok. No:2 C Derince Kocaeli 0 262 233 0 234 wapp: 0 535 050 61 01
Sakarya Çark Şube Arabacı Alanı Mh. Şehit Ast. Ali Kaya Sk. N:7 Serdivan Sakarya 0 264 777 16 77 - 0 555 086 16 77
Instagram: @ercisitmecihazlari



0 Yorum