KOCAELİ'NİN GELECEĞİNE GENÇ DOKUNUŞ

KOCAELİ İŞ DÜNYASINDA GENÇ YAŞINA RAĞMEN BÜYÜK İZLER BIRAKMIŞ, ORGANİZASYONCULUKTAN FUARCILIĞA, SPORDAN SANATA BİRÇOK ALANDA TECRÜBE KAZANMIŞ BİR İSİM:

FATİH SULTAN AŞAM. 

KURDUĞU FSA FUARCILIK İLE HEM ULUSAL HEM ULUSLARARASI BAŞARILAR ELDE EDEN AŞAM, BUGÜN “BİZ KAZANIRSAK, KOCAELİ KAZANIR” VİZYONUYLA KOCAELİ TİCARET ODASI BAŞKANLIĞI’NA ADAY. ONU YAKINDAN TANIMAK İÇİN İŞ YAŞAMINDAN FUARCILIĞA UZANAN YOLCULUĞUNU, VİZYONUNU VE GELECEĞE DAİR HEDEFLERİNİ KONUŞTUK.

DAHA GENÇ YAŞLARIMDA TİCARET VE ORGANİZASYON DÜNYASINDA AKTİF OLMAYA BAŞLADIM. OKUL MEZUNİYETLERİ, LANSMAN GECELERİ, BÜYÜK AİLE DÜĞÜNLERİ VE SOSYAL ORGANİZASYONLARDA ÜSTLENDİĞİM SORUMLULUKLARLA KENDİMİ GELİŞTİRDİM.

Fatih Sultan Aşam kimdir? Kendi yolculuğunuzu, iş hayatına nasıl başladığınızı ve sizi girişimciliğe yönlendiren unsurları bizimle paylaşır mısınız?

Daha genç yaşlarımda ticaret ve organizasyon dünyasında aktif olmaya başladım. Okul mezuniyetleri, lansman geceleri, büyük aile düğünleri ve sosyal organizasyonlarda üstlendiğim sorumluluklarla kendimi geliştirdim.

1999 Gölcük Depremi’nin ardından dönemin İKM Başkanı Kemal Kuşkan’ın yönetiminde Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev aldım. “İzmit’i Seviyoruz, Terk Etmiyoruz” projesinde gençliğin baş aktörlerinden biri oldum. Bu dönem, hem siyaset hem de Kocaeli esnafı ile tanışmamın başlangıcı oldu.

Kültür, sanat ve organizasyon deneyimlerinizden bahseder misiniz?

2005 yılından itibaren Demet Akalın, Sıla, Feridun Düzağaç, Cem Adrian, Halil Sezai gibi Türkiye’nin öncü sanatçılarının konser organizasyonlarını üstlendim. Dünya çapında sanatçılar David Vendetta ve David Guetta’nın Türkiye konserlerinde de aktif rol aldım. Bu yıllar, profesyonel organizasyonculuk tecrübemi pekiştirdi ve beni fuarcılık sektörüne hazırladı.

Spor, sanat ve sosyal yönlerinizden bahseder misiniz?

2001–2002 yıllarında Gençlik ve Spor Basketbol Takımı’nda lisanslı oyunculuk yaptım. Kocaelispor’un aktif ve tanınan taraftarlarındanım. 2002’de amatör tiyatroda En İyi Erkek Oyuncu ödülü aldım, ardından Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ni burslu kazandım.

Eğitim ve akademik çalışmalarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Kronolojik olarak bilgi verecek olursam;

2015  Kocaeli Üniversitesi, Pazarlama

2019  Atatürk Üniversitesi, Tarih

2020 Tarih yüksek lisans kısa dönem

2020 Boğaziçi Üniversitesi, Pazarlama ve Tanıtım Sertifikası

2020  Galatasaray Üniversitesi, Yerli Marka Üretimi Sertifikası

2017  Prof. Dr. İlber Ortaylı’dan Türk tarihinde ekonomi ve ticaret dersleri

2023 “Türk Tarih ve İslam Birlikteliğinde Doğan Töre Kuralları” çalışması

2024 “Türk Ticaret Savaşları” kitabı çalışması

şeklinde bir akademik geçmişe sahibim. 

Tüm bunların yanı sıra elbette kendimi geliştirme yönünde hali hazırda almaya devam ettiğim birçok eğitim mevcut.

BUGÜN 48 TAŞERON FİRMA VE 187 KİŞİLİK ATÖLYE EKİBİYLE ÇALIŞIYORUZ. ALMANYA, LAS VEGAS, KUVEYT VE İSTANBUL’DA ATÖLYELERİMİZ BULUNUYOR. DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA FUAR STANDLARI KURABİLEN GÜÇLÜ BİR MARKA HALİNE GELDİK.

Fuarcılıkla nasıl tanıştınız? FSA’nın kuruluş süreci nasıl gelişti?

2009’da TÜYAP ile çalışmaya başladım ve fuarcılık sektörüne giriş yaptım. TÜYAP yöneticilerinden fuarcılığı sahada öğrenme fırsatı buldum. Aynı yıl FSA Fuarcılık’ı kurdum. Kısa sürede Türkiye’nin ilk 5 fuar stand firması arasına girerek sektörde liderlik konumuna yükseldik. 2015’te TOBB'a kayıtlı 200 fuar firmasından biri olduk.

Ulusal ve uluslararası başarılarınızdan bahseder misiniz?

Emitt, İDEF, Intermob, Automechanica, Milano Turizm Fuarları gibi birçok ulusal ve uluslararası fuarda en iyi stand ödülleri kazandık. Bir fuarda en fazla metrekareyle ahşap stand uygulaması yapan ilk firma olduk. SantExpo, İDEV, Doğu Marmara Tarım Fuarı, Marmara Marka Fuarı gibi bölgesel fuarlarda da partner firma ve yönetici olarak görev aldım. Bugün FSA Fuarcılık, Türkiye’nin en büyük 100 firmasından 34’üne düzenli stand hizmeti veriyor.

FSA Fuarcılık bugün nasıl bir yapıya sahip?

Bugün 48 taşeron firma ve 187 kişilik atölye ekibiyle çalışıyoruz. Almanya, Las Vegas, Kuveyt ve İstanbul’da atölyelerimiz bulunuyor. Dünyanın dört bir yanında fuar standları kurabilen güçlü bir marka haline geldik.

Fuarcılık sektöründe Türkiye’nin potansiyelini nasıl görüyorsunuz? Sizce bu alanda Kocaeli firmalarına nasıl yeni ufuklar açılabilir?

Fuarcılığın ne kadar köklü bir geçmişi olduğunu iyi anlatmamız lazım. Devletler var olduğundan beri panayır adıyla başlayan, sonrasında sektörel kimlik kazanan fuarlar vardı. Osmanlı, Selçuklu, Abbasiler ve Emeviler dönemine kadar pamuk, ipek, halı hatta silah fuarları düzenleniyordu. Bugün de fuarcılığın asıl amacı; üreticiyi, yatırımcıyı ve alıcıyı bir araya getirmek. Eğer Kocaeli firmalarına bu gerçeği iyi anlatabilirsek, yerli üretimimizin dünyaya daha fazla yayılmasını sağlayabiliriz.

BİZİM İÇİN FUAR, YALNIZCA BİR KATILIM DEĞİL; MARKALAR İÇİN GÜÇLÜ BİR VİTRİN VE ETKİLEŞİM FIRSATIDIR.

Burcu hanım merhaba, FSA Fuarcılık bünyesinde firmalarla fuar süreçlerini nasıl yönettiğinizden bahseder misiniz?

Merhaba, FSA Fuarcılık olarak firmaların fuar süreçlerini en başından sonuna kadar profesyonel bir şekilde yönetiyor, markaların hedeflerine ve vizyonlarına uygun çözümler üretiyoruz. Çalışmalarımıza her zaman kapsamlı bir ihtiyaç analiziyle başlıyoruz. Böylece firmanın fuarda ulaşmak istediği kitleyi, vermek istediği mesajı ve yaratmak istediği etkiyi en doğru şekilde belirliyoruz. Bu analiz, tüm sürecin temelini oluşturuyor.

Ardından özgün ve yaratıcı stand tasarımları geliştiriyoruz. Tasarım aşamasında sadece estetik değil, aynı zamanda işlevsellik, ziyaretçi deneyimi ve marka algısı gibi kritik noktaları da göz önünde bulunduruyoruz. Giriş-çıkışların düzenlenmesi, insan akışının doğru yönlendirilmesi, geçiş yollarının planlanması gibi detaylar stantların başarısında büyük rol oynuyor. Bu nedenle her ayrıntıyı titizlikle ele alıyoruz.

Üretim ve kurulum aşamalarında kaliteyi ön planda tutuyor, kullanılan malzemelerden işçilik detaylarına kadar her süreci kontrol altında tutuyoruz. Fuar alanında ise sadece standları teslim etmekle kalmıyor, sahada aktif destek sağlayarak olası ihtiyaçlara ve beklenmedik durumlara anında müdahale ediyoruz. Böylece firmalar tüm fuar boyunca yalnızca kendi işlerine odaklanabiliyor.

Bizim için fuar, yalnızca bir katılım değil; markalar için güçlü bir vitrin ve  etkileşim fırsatıdır.

Çalışmalarımıza her zaman kapsamlı bir ihtiyaç analiziyle başlıyoruz. Böylece firmanın fuarda ulaşmak istediği kitleyi, vermek istediği mesajı ve yaratmak istediği etkiyi en doğru şekilde belirliyoruz. 

Bu analiz, tüm sürecin temelini oluşturuyor.

Kocaeli Ticaret Odası başkan adaylığı sürecine sizi neler yönlendirdi?

Beni bu adaylığa yönlendiren en önemli şey, birçok projede ve fikir üretiminde kendimizi yalnız hissetmemiz oldu. Arkasında büyük bir kurum olduğunu bilmek ama bunu hissedememek zordu. İşte bu yüzden kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir sistem kurmak istiyorum. Mesele kazanmak değil, gençlerin ve girişimcilerin sahaya çıktığında neler başarabileceğini göstermek. Bu nedenle aday oldum. İş dünyasında birçok kişi bu mücadeleyi destekliyor. Bazıları “daha gençsiniz, vakti var” diyor; saygıyla karşılıyorum ama biz vakti geldiğine inanıyoruz.

Eğer başkan seçilirseniz, Kocaeli iş dünyasına ve girişimcilere ne gibi yenilikler getirmeyi hedefliyorsunuz? Özellikle genç girişimcilere ve kadın girişimcilere yönelik projelerinizden bahseder misiniz?

Eğer başkan seçilirsem, ilk hedefim Kocaeli’yi yalnızca sanayinin değil, aynı zamanda ticaretin, fuarcılığın ve üretimin merkezi haline getirmek olacak. Kadın ve genç girişimcilere yönelik özel fonlar, eğitim programları ve yurt dışı fuar destekleri planlıyorum. Kadınların girişimcilikte daha fazla yer alması için mentorluk projeleri, gençlerin yenilikçi fikirlerini hayata geçirmeleri için de “Genç Girişimci Kuluçka Merkezi” kurmayı hedefliyorum. Bizim anlayışımızda kimse yalnız kalmayacak. Hep birlikte üretecek, hep birlikte kazanacağız.

Ticaret odalarının geleceğini nasıl şekillendirmek gerektiğini düşünüyorsunuz?

Gençlerin halinden gençler, kadınların halinden de kadınlar anlar. Yönetimi cesur gençlerden ve cesur kadınlardan oluşturursak hem proje üretmek hem de üretilen projelere destek bulmak daha kolay olur. Bizim göstereceğimiz ilk şey, daima üyelerimizin yanında olduğumuzdur.

Genç bir lider olarak kendinizi 10 yıl sonra nerede görüyorsunuz?

On yıl sonra, kadın ve genç girişimcilerden oluşan güçlü bir yönetimle daha büyük işler yapmayı hedefliyorum. Benim için azim ile hırs arasındaki fark çok önemli. Azim, doğru şeyler yaparak başarıya yürümektir. Hırs ise yanlış da olsa başarıya ulaşmaya çalışmaktır. Biz, azimle çalışan bir ekiple yürümeyi seçiyoruz. On yıl sonra da bu azmin getirdiği büyük başarıların lideri olmayı hedefliyorum.

Eğer başkan seçilirsem, ilk hedefim Kocaeli’yi yalnızca sanayinin değil, aynı zamanda ticaretin, fuarcılığın ve üretimin merkezi haline getirmek olacak. Kadın ve genç girişimcilere yönelik özel fonlar, eğitim programları ve yurt dışı fuar destekleri planlıyorum.

Son olarak, Kocaeli iş dünyasına ve girişimcilere vermek istediğiniz mesaj nedir?

KOTO sizin olacak!

Instagram: @fatihsultanasam @fsafuar

0 Yorum

Yorum Alanı

Lütfen gerekli Alanları Doldurunuz *